18 Ocak 2011 Salı

Yuvayı Dişi Kuş Yaparmış

Bu aralar kuşlara kafayı takmış durumdayım. Nerede üzerinde kuş olan bir ev eşyası görsem alır oldum. Son olarak Markafoni'den böyle bir tepsi ve Mudo'dan bir tablo aldım. Bakmaya kıyamazsınız! :) Sonra başka kuşlu ne bulabilirim derken aşağıdaki ürünlere rastladım. Gönderim derdi olmasa hepsini sipariş etmek isterdim...








17 Ocak 2011 Pazartesi

Midnight Express Vitrin Çalışması

İyi haftalar!

Yine uzun süredir ortalıkta yokum. Evlenme telaşı bambaşka bir şeymiş, hele ki kiracı olarak bir eve girmeyi planlıyorsanız emlakçılarla boğuşmaya hazır olun! Kontrat imzalama anında bile ortaya ne tür sorunların çıkacağına inanamazsınız. Artık ev tutmanın ipuçları diye küçük bir el kitabı bile yazabilirim sanırım :)

Neyse bunları geçiyorum, Cumartesi günü Bilgi Üniversitesi Moda Yönetimi öğrencileri olarak sevgili Banu Bora sayesinde süper bir deneyim yaşadık. Nişantaşı'nda bulunan güzelim Midnight Express mağazasını bize emanet etti ve vitrini yeniden tasarlamamızı istedi. Çığlıklar ve sevinç gösterileriyle mağazaya dört bir yandan saldırdık ve en beğendiğimiz parçaları bir araya getirdik. Sonrasında da ortaya aşağıdaki kareler çıktı. Bir hafta süreyle vitrin tasarımımızı görmek için mağazayı ziyaret edebilirsiniz. Aşkın ve Sevda'ya da buradan ayrıca teşekkürlerlerimi iletiyorum. Bize çok yardımcı oldular, alışveriş için yolunuz düşerse sizi de Midnight Express fanatiği yapacaklarına eminim!

Aşkın, Banu Bora ve Sevda



Geometrik ve renkli!

Michael Jackson Tarzı

Tüm ekip başarılı çalışmanın mutluluğuyla gülümsüyor. Cheese! :)

2 Ocak 2011 Pazar

2011 Yaz Trendlerine On Gozlem

Merhaba!
Inanin yaklasik 4 saattir gelecek yazin trendlerine ve onemli renklerine hakim olabilmek icin Ilkbahar/Yaz koleksiyonlarini tek tek inceliyorum. Hersey sizin icin sevgili okurlar! Onumuzdeki yaz gardrobunuzda one cikarmaniz gereken kiyafetleri secmenize yardim etmek istedim. Eee tabi merakli lokma olarak merakimi da gidermek istedim diyebilirim :)

Huzurlarinizda ilkbahar/yazin renk paleti...

Gokyuzunden Denizin Derinliklerine Mavi

Badgley Mischka, Elie Saab
Elie Saab
Emilio Pucci
Yves Saint Lauren, Etro
Elie Saab, Christian Dior

Bembeyaz

Temperley London, Calvin Klein
Dolce&Gabbana, Alberta Ferretti
Badgley Mischka, Alberta Ferretti
Chloe

Bej

Chloe, Alberta Ferretti

Elie Saab, Chloe

Cift Renk
Gucci, Etro

Emilio Pucci, DKNY

Siyah-Beyaz

Etro, David Koma

Vee Merakli Lokma'nin Favorileri...

Lanvin
Jil Sander
Emilio Pucci

Umarim begenmissinizdir! Yorumlarinizi bekliyorum... :)

1 Ocak 2011 Cumartesi

Yeni yildan ne bekliyoruz?

Yeni yila yine buyuk umutlar ve beklentiler ile girdik. Ben ne mi yaptim? Yakin arkadaslarim ve nisanlim ile evde yemek yedik. Tombala oynayip, televizyondaki yilbasi programlarini izledik. Bir de sizlerle kurdugum bu iliskinin onumuzdeki yil daha da artmasini dilerken, seneye tanisarak baslayalim dedim. Bunun icin yilbasi gecesi kiyafetim icerisinde birkac poz fotograf cektik. Umarim amator ruhumuzu begenirsiniz...


Elbise : H&M
Ceket : Kiki's Design by Founta Gunem

Tam bu fotograflar cekilirken annemin arkadaslarim icin hazirladigi yilbasi hediyesi olan kurabiyeleri gordum. Fotografini paylasmasam olmazdi. Bunlar hayatimda gordugum en havali yilbasi kurabiyeleri, denemek isterseniz tarifini calabilirim :)


Kapanisi dileklerim ile yapmak istiyorum...

Cok fazla sevgi diliyorum, hepimiz icin! Mayis ayinda kuracagim yuvam ve buyuyecek ailem icin ozellikle... Cam agaclarinin yanip sonen isiklari gibi renk ve pirilti diliyorum, her birimizin, kendimizi yaparken cok iyi hissettigimiz islerde isimlerimizin biraz daha parlamasi icin... Saglik ve guc diliyorum, herseye ragmen iyi amaclar icin birlesebilmek ve bunu surekli yapacak enerjiyi bulabilmek icin... Bir de hepimizin daha cok paylastigi ve daha cok yardimlastigi bir sene diliyorum. Umutlariniz hic kaybolmasin! Mutlu yillar!

27 Aralık 2010 Pazartesi

a little bit of dream...

Bazen ruhumun sıkıştığını hissediyorum…
Bir anda canım yanıyor, irkiliyorum…
Tam da şu anda Pixies’den “Where is my mind?” çalarken oluyor bu…
Aklım nerede, ben neredeyim diye düşünüyorum.
Ruhum nerede bir de… Burada mı olmak isterdi özgür bıraksaydım eğer… Nerelere giderdi acaba… Neler yapardı kim bilir…
Eski, dar, taş sokakları olan sahil kasabasında, tepede bir cafede oturuyor olmak…
Üstümde ipek şifon bir elbise, püfür püfür…
Gökyüzü masmavi, ileride, ufukta birleşmiş hafif turuncular hafif pembeler arkadaş olmuşlar…
Ev limonatası içmişim, cafenin sahiplerine el sallayıp teşekkür ediyorum…
Merdivenlerden inip duvara dayalı mavi bisikletime atlıyorum, saçlarım hafif rüzgarda uça uça gidiyorum…
Özgürlük, hayallerim hepsi önümde…
Bisikletim öyle hızlı gidiyor ki havalanıyoruz…
Kır çiçekleri var altımızda, yemyeşil bahçeler, uçsuz bucaksız gelincikler başlıyor sonra…
Gözlerimi açmak istemiyorum…
Yüzüme vuran rüzgar ve denizin kokusu…
Bir gün oradayım, biliyorum.

26 Aralık 2010 Pazar

GalataModa'dan Bahsedelim...

Herkese merhabaaa!!

Yine gec kaldim biliyorum, uzgunum... Neden mi? Cunku 18 Aralik benim dogumgunumdu!
25 yasima basma durumumu yaklasik 4 ayri pasta keserek sevgili arkadaslarim, ailem ve is arkadaslarimla kutladik. Herkese ayri ayri tesekkur ederim beni bu kadar cok sevdikleri icin :)

Son yazimda sizlerle paylasmayi hedefledigim Home Art dergilerimle evde birbirimize bakiyoruz. Kimselerden fotograf gelmedigi icin biraz uzuldum ama bir gun beni de diger bloggerlar gibi takip edip deneyimlerinizi paylasmaktan keyif alacaginizi umarak yazilarima tam gaz devam ediyorum.

Biliyorsunuz bugun GalataModa'nin son gunuydu... 22 Aralik Carsamba gunu Tarlabasi'nda kurulan cadiri ziyaret ettigimde kapida eglenceli bir bando ile karsilastim. Iceri girdigimde sira sira tasarimlar ile kendimi cennette hissettigimi soyleyebilirim. Simay Bulbul, Ozgur Masur, Elif Cigizoglu gibi tasarimcilar sol tarafta yer aliyordu. Elif Cigizoglu'nun tasarimlarini cok begendigimi soylemeden gecemeyecegim. Cok hos tunikler vardi ancak fiyatlari sebebiyle malesef kendilerini es gecmek zorunda kaldim.

Mandalinarossa ismi gibi cok cok neseli, civil civil tasarimlara sahip. Genellikle cocuklar icin tasarimlar yapiyor ve cocuklardan ilham aldigini kesinlikle saklamiyor. Nazli Cetiner tasarimlariyla gozunuze carpmasi mumkun olmayan kisilerden biri...


Yaratici tasarimlara sahip oldugunu dusundugum kisiler icinde Kiki's Design da var. Founta Gunem'in tasarladigi bu guzel ceketi de kendime yilbasi hediyesi olarak almadan duramadim. Icindeki melegin guzelligine kapilmamam olanaksizdi :)



Umarim herkesin GalataModa'yi gezme firsati olmustur. Olmadiysa da uzulmeyin GalataModa surekli bir gelisim icinde Istanbullulari tasarimla bulusturmaya devam ediyor!

Iyi haftalar!

29 Kasım 2010 Pazartesi

Dekorasyonu Seven?



Evliliğe 6 ay kalmışken balayı programımız dışında en fazla düşündüğüm şey evimizi nasıl dekore edeceğimiz. Henüz nerede ya da daha doğrusu nasıl bir evde oturacağımızı bilemediğimiz için net kararlar vermem zaten mümkün değil ancak stil konusunda da ciddi kararsızlıklarım var.
Mesela dekorasyonda duvar kağıdı mı kullanmalıyım yoksa boya mı ya da her ikisi? Hatta duvarda asılı, beyaz, eski bir bisiklet olsa nasıl olur? Her an bir yere gidecekmişiz gibi, hayatın başında, genç bir çift olduğumuzu bize hatırlatan yaşayan bir şey...
Ana parçalar gri ve beyaza yoğunlaşsa ama renkli yastıklarımız, yemek masasının etrafında renkli sandalyelerimiz, kütüphanemizde rengarenk kitaplarımız olsa... Belki de Country tarzı olmalı? Ahşabın sıcaklığını Laura Ashley desenli tekstillerle kaynaştırırız...

Kafam ne kadar karışmış anladınız mı şimdi? :)
Neyse ki net fikirlerim de var;

Pastel tonları kullanarak evime giren herkesin huzura kavuşmasını istiyorum. Ne renklerden gözlerimiz yorulmalı ne de soğuk ve solgun görünmeli yuvamız. Yemek masamız uzun olmalı, aile ve dostlar bir araya geldiğinde soframız muhabbetimize eşlik etmeli. Uzun sohbetler, şen kahkahalar, tokuşan kadehlerin sesiyle çınlamalı ev dediğin, misafirler evin bir parçası gibi hissetmeli... Kahve faslı için koltuklara geçildiğinde yumuşak minderler, rahat yastıklar sarmalı vücudumuzu. Kimsenin ayaklarını uzatmaktan çekinmeyeceği geniş bir puf, sehpaymışçasına yayılmış olmalı salonumuzun ortasına. Üzerinde duran şık bir tepsi içinde çiçekler ve dergiler sunmalı bize. Koltukların yanında yel değirmeni şeklinde bir abajur sarı ışıklarını yaymalı, televizyonda siyah beyaz bir film, belki Casablanca oynamalı... Zaman zaman otantik zaman zaman modern olmalı bizim evimiz ama her daim sıcak.



Neden bunları yazdığımı soracak olursanız, fikirlerimi sizinle paylaşmak, sizin evlerinizden, odalarınızdan ilham almak istiyorum. Nasıl mı? Bir arkadaş toplantısında evinizde çekilmiş fotoğraflar vardır elbet. Belki bir bayram gününde ya da belki bir kahvaltı sofrasında... Bambaşka bir şey de olabilir elbette, sadece küçük bir detay, evinizde çok sevdiğiniz, sizin için çok değerli bir obje de olabilir.



Eğer bunları benimle paylaşmak isterseniz ben de teşekkürlerimi gönderilen fotoğraflar arasından yapacağım çekilişle 3 kişiye Home Art dergisi Aralık sayısını hediye ederek ileteceğim :) Fotoğraflarınızı meraklilokma@gmail.com adresime 18 Aralık 2010 Cumartesi gününe kadar bekliyorum. Göndereceğiniz mailler içerisinde isminizi ve adresinizi belirtmeyi unutmayın. Çekiliş sonucunu 18 Aralık günü blogumda yayınlayacağım. Eğlenceli fotoğraflarınızı bekliyorum :)

Önümüzdeki günlerde gelecek diğer sürprizlerden haberdar olmak istiyorsanız blogumun sağ tarafında yer alan İzleyiciler bölümüne kaydınızı yapabilirsiniz.

*Fotoğraflar http://www.ruemag.com/ adresinden alınmıştır.

Sevgiler...